SatışÇağrı yönetimiÖlçümleme

Kaçan çağrı size tam olarak neye mal oluyor?

Cevapsız çağrının maliyeti bir his değil, dört rakamla hesaplanabilen bir sayı. Hesabın kendisi, nerede yoğunlaştığı ve en ucuz çözümün neden geri arama listesi olduğu.

Cevapsız çağrının maliyeti hakkında konuşurken genellikle "müşteri memnuniyeti" deniyor. Oysa bu bir his değil, dört rakamla hesaplanabilen bir sayı.

Aşağıdaki hesabı kendi verinizle yapmanız yaklaşık on dakika sürüyor. Sonuç çoğu işletmede tahminden yüksek çıkıyor.

Hangi dört rakam gerekiyor?

Hepsi panelinizde zaten var.

  1. Aylık gelen çağrı sayısı. Toplam, kanal ayırmadan.
  2. Cevaplanma oranı. Kaç çağrı cevaplandı, kaçı düştü.
  3. Çağrıdan siparişe dönüşüm oranı. Cevaplanan çağrıların kaçı satışla sonuçlanıyor.
  4. Ortalama sipariş tutarı.

Dördüncü rakam muhasebeden, ilk üçü çağrı raporlarından geliyor.

Hesap nasıl yapılıyor?

Kaçan çağrıları, cevaplananlarla aynı oranda dönüşeceğini varsayarak çarpıyorsunuz.

Bir örnek üzerinden gidelim. Ayda 2.000 gelen çağrı alan, cevaplanma oranı %85 olan bir işletme düşünün. Bu, ayda 300 cevapsız çağrı demek.

Cevaplanan çağrıların %20'si siparişe dönüşüyorsa ve ortalama sipariş 1.500 TL ise, kaçan çağrıların karşılığı şu: 300 × 0,20 × 1.500 = ayda 90.000 TL.

Yıllık karşılığı 1,08 milyon TL. Aynı işletme için cevaplanma oranını %85'ten %92'ye çıkarmak, yılda yaklaşık 500.000 TL'lik bir fark yaratıyor.

Veri

Ayda 90.000 TL, yılda 1,08 milyon TL.

Ayda 2.000 çağrı alan, %85 cevaplanma oranıyla çalışan bir işletmede kaçan çağrıların karşılığı bu. Cevaplanma oranını %92'ye çıkarmak, aynı işletmede yılda yaklaşık 500.000 TL'lik fark yaratıyor.

Bu hesap neden iyimser?

Çünkü kaçan çağrının tek maliyeti kaçan sipariş değil.

Dikkat

Bu hesap bilinçli olarak iyimser. Yalnızca kaçan siparişi sayıyor; tekrar aramaların ekip kapasitesinde açtığı yeri, rakibe giden müşteriyi ve geri kazanma maliyetini hesaba katmıyor. Gerçek rakam çıkan sayıdan yüksek, düşük değil.

Cevap alamayan müşterinin bir kısmı tekrar arıyor, yani aynı talep ikinci kez çağrı üretiyor ve ekibin kapasitesini bir kez daha tüketiyor. Bir kısmı rakibe gidiyor ve o müşterinin yaşam boyu değeri de gidiyor. Küçük bir kısmı ise şikayet kanallarına yazıyor; bunun maliyeti ise artık sipariş değil, itibar.

Dolayısıyla yukarıdaki rakam alt sınır. Gerçek maliyet daha yüksek, ama en azından bu kadarı tartışılamaz.

Cevapsız çağrılar nerede yoğunlaşıyor?

Rastgele dağılmıyorlar. Neredeyse her işletmede üç yerde toplanıyorlar.

Öğle saatleri. Ekip dönüşümlü yemeğe çıkıyor, çağrı hacmi düşmüyor.

Mesai bitiminden sonraki ilk saat. Müşteri işten çıkınca arıyor, ekip çıkmış oluyor.

Kampanya günleri. Hacim iki katına çıkıyor, ekip aynı kalıyor.

Bu üç pencereyi raporunuzda saat filtresiyle görebilirsiniz. Hangi metriklerin birlikte okunması gerektiğini çağrı merkezi metrikleri rehberimizde ayrıntılı anlattık.

Peki ne yapılabilir?

Üç yol var ve üçünün maliyeti de çok farklı.

Birincisi, adam eklemek. En pahalısı ve en yavaşı. Üstelik yoğunluk günün yalnızca birkaç saatinde ise, kalan saatlerde atıl kapasite oluşturuyor.

İkincisi, kaçan çağrıya geri dönmek. En ucuzu. Çağrıyı kaçırmak ile müşteriyi kaybetmek aynı şey değil; aradaki fark, aynı gün içinde geri dönülüp dönülmediği. Çoğu işletme bunu yapmıyor çünkü geri dönülecek numaraların listesi kimsede yok.

Üçüncüsü, çağrının bir kısmını başka kanala almak. Tekrar eden sorular yazılı kanalda daha ucuz çözülüyor ve müşteri çoğu zaman buna zaten istekli.

Önce hangisi?

İkincisi. Çünkü hem en ucuzu hem de etkisi en hızlı ölçülebileni.

Cevapsız çağrıların bir geri arama listesine düşmesi ve o listenin ekibe dağıtılması, yeni personel almadan kaçan cironun önemli bir kısmını geri getiriyor. Bu listeyi Spechy'de nasıl kuracağınızı geçen haftanın ipucunda adım adım anlattık.

Ölçüm basit: geri dönülen çağrıların kaçı siparişe dönüştü. Bu sayı, üçüncü adımın bütçesini tartışırken elinizdeki tek sağlam veri olacak.

Cevapsız çağrı bir memnuniyet sorunu değil, faturada satırı olan bir gider kalemidir.

Kendi rakamlarınızla deneyin. Dört veriyi panelinizden çıkarmak on dakika sürüyor. Çağrı raporlarınızda cevaplanma oranını göremiyorsanız, başlangıç noktanız hesap değil ölçüm: Spechy Voice çağrı raporlarını kanal kanal veriyor.

Sıkça sorulan sorular

Sektöre göre değişiyor ve tek bir hedef vermek yanıltıcı olur. Daha kullanışlı soru şu: kendi oranınız son altı ayda yükseliyor mu düşüyor mu, ve kaçan çağrıların kaçına aynı gün geri dönülüyor.

Tam olarak değil; bu hesap bir yaklaşıklık. Ancak sapma iki yönlü: bazı kaçan çağrılar zaten dönüşmeyecekti, bazıları ise acil ihtiyaç taşıdığı için daha yüksek dönüşürdü. Alt sınır olarak kullanmak için yeterince sağlam.

Daha da anlamlı. Ayda 200 çağrı alan bir işletmede 30 cevapsız çağrı, aynı formülle yine ciddi bir rakam veriyor ve küçük işletmede o ciro oransal olarak daha belirleyici.

Önce ölçün. Mesai dışında gelen çağrıların oranını bilmeden vardiya veya otomasyon kararı vermek, çözümü yanlış yere koyma riski taşıyor.

Dört girdiyi ve formülü birlikte gösterin. Tek bir sonuç rakamı tartışmaya açıktır; girdileri görünür olan bir hesap, üzerinde konuşulabilir bir modeldir.

Son söz

Cevapsız çağrı, çoğu panelde görünen ama hiçbir toplantıda sayıya çevrilmeyen bir metrik.

Sayıya çevirdiğiniz anda tartışma değişiyor. Artık "müşteri hizmetlerini iyileştirelim" değil, "ayda şu kadar TL masada kalıyor, bunun şu kadarını şu adımla geri alırız" konuşuluyor. İkincisi bütçe alır, birincisi almaz.

Bu yazıyı şununla özetleyin:

EtiketlerÇağrı yönetimiSatışÖlçümleme
Metin Ögetürk
YazanMetin ÖgetürkKurucu ve CEO

Spechy'nin kurucusu ve CEO'su. Müşteri deneyimi ve çağrı merkezi operasyonlarında on beş yılı aşkın deneyimle, her müşteri görüşmesini tek bir yerde topluyor.

Bu yazarın tüm yazıları Bağlan